1

TÜRK BASININDAN SEÇMELER

Yazının Eklenme Tarihi 02 Ekim 2007

Kazak ve Kırgız Aydınlarının Tarihi Kaynaşması
(Doç. Dr. Abdulvahap KARA)

Orta Asya Turk Cumhuriyetleri’nin bagımsızlıklarına 16 sene doldu. Bu zaman zarfında siyasi ve ekonomik alanda bir cok önemli gelişmelere imza attılar. Gelişmelerin kalıcı ve devamlı olması elbette bu ülkeleri kendi aralarındaki birlik ve beraberliklerinin tesisinden geçmektedir. Dünyanın büyük guçlerinin önemli oyun sahalarından birinde yer alan Orta Asya Turk Cumhuriyetleri ancak bir Orta Asya veya Turkistan Birligi’ni kurduklarında buyuk oyuncuların piyonları olmak durumundan kurtulabileceklerdir. Bu konuda somut adım 18 Şubat 2005 tarihinde Kazakistan Cumhurbaskani Nursultan Nazarbayev tarafından atıldı. O gün yaptığı ulusa sesleniş konusmasında Nazarbayev, Orta Asya Cumhuriyetlerini bir birlik kurmaya çağırdı. Aksi halde gunun birinde bir super devletin somurgesi durumuna dusebilecekleri hususunda uyardi.

Bir birlik elbette sadece ekonomik ve siyasi iliskiler ile kurulamaz. Bunun temeli, mayasi ve hatta çimentosu kültürdür. Bunun icin Orta Asya Cumhuriyetleri aydınlarının bir araya gelmesi elzemdir. İşte bu konuda ilk somut adım Kazakistan’da atıldı. 29 Eylul 2007 Cumartesi gunu Kazakistan’ın Almati sehrinde Kazak ve Kırgız aydınları bir araya geldiler. İki ülke arasındaki birlik ve beraberliğin guçlendirilmesi konusunu ele aldılar. Temennimiz bu çalışmaların bölgenin diger ulkeleri Ozbekistan, Turkmenistan ve hatta Tacikistan ile de gerceklestirilmesidir.

Cumartesi gunu Kazak ve Kirgiz aydinlarinin bagimsizliklarindan sonra ilk defa gerceklestirdikleri ve iki kardes ulkenin birlik ve dostluklarinin pekismesine yonelik aydinlar forumunda, iki ulkenin yazar, sair, tarihci, sinemaci ve gazeteci gibi iletisim ve kultur alanlarinin onde gelen temsilcileri dili, dini, tarihi ve kulturu ortak iki devleti birbirine daha da yakinlastirmak icin fikir alisverisinde bulundular.

Bu etkinligi duzenleyen taraflardan biri olan Kazakistan Kultur ve Iletisim Bakani Ermuhamet Ertisbayev sunlari soyledi: “Bugun Kazakistan ve Kirgizistan ulkelerinin uluslar arasi capta yazarlari olan Cengiz Aytmatov ve Muhtar Sahanov’un onculugunde aydinlar bir araya geldiler. Maksadimiz gecmisimizi degerlendirmek ve gelecegimizi sekillendirmektir. Icerigi de cazibeli olan bu kaynasma bundan sonra devam edecektir. Forum calismalarinin yeni cozumler ureterek yeni gelismelere temel olacagina inaniyorum.”

Bakanin ifade ettigi gibi, forum yeni kararlar ve gelismeleri yol acti. Ilk onemli karari iki ulkenin bakanlari aldi ve gelecek yildan itibaren iki dilde bir edebiyat dergisinin yayinlanmasi kararlastirildi. Derginin adi Kazakistan Yazarlar Birligi’nin Baskani Nurlan Orazalin’in teklifiyle “Aladag” (Kazak Turkcesinde Alatav – Kirgiz Turkcesinde Alatoo) olarak adlandirilmasi benimsendi. Masraflari Kazakistan tarafindan karsilanacak bu dergi, 1930’a kadar o donemde Taskent’te yayinlanan iki ulke aydinlarinin ortak dergisi olan “Colpan” dergisinin devami olarak degerlendirildi.

Forumu Kazak meslektasiyla birlikte duzenleyen Kirgizistan Kultur ve Iletisim Bakani Sultan Rayev ise iki ulke arasindaki dostluk ve kardesligin onemini su sozlerle dile getirdi: “Eger Kirgizlara ahiret kardesin var mi deseler, evet var, peki o kimdir diye sorsalar, Kazaklardir cevabini alirlar. Kirgiz halki Kazaklarin tasasiyla kaygilanan, mutluluklariyla sevinen, onu kardes, hatta ikizi olarak goren bir halktir.

Kirgiz Bakan’in bu sozlerine katilmamak mumkun degildir. Cunku, ozellikle edebiyat tarihine baktigimizda, iki ulkenin birbirlerine zor zamanlarda destek olduklarini goruruz. Mesela, Cengiz Aytmatov ilk kitaplari ciktigi zaman Kirgizistan’da baskilara maruz kaldiginda, Kazakistan’a giderek huzur bulmustu. Ayni sekilde, Kirgizistan’da Stalin doneminde Manas Destan’i yasaklandiginda, donemin unlu Kazak yazari Muhtar Avezov bu destandaki yasaklarin kaldirilmasini saglamisti.

Avezov’un bu iyiligi karsiliksiz kalmadi. Onun “Kiyli Zaman” (Cetin Zaman) isimli ve 40 sene yayinlanmadan matbaada bekletilen kitabinin 1972’de yayinlanmasina Cengiz Aytmatov destek olmus ve onsozunu yazmisti. Unlu Kazak felsefe arastirmacisi, Kazakistan Ilimler Akademisi uyesi Prof. Dr. Abdulmalik Nisanbayev de forumda iki halk arasindaki bu manevi iliskilerin geliserek devam etmesi gerektigini ifade etti.

Forumun sonunda, iki ulkenin bakanlari birlik ve dostluk anlasmasini imzaladi. Bundan sonraki forumun Biskek’te yapilmasini karara bagladi. Ayrica bu konuyla ilgili olarak iki ulke cumhurbaskanlarina gonderilecek bildiri metni de imzaladilar. Tarihi ve kulturu ortak Kazak ve Kirgiz halklarinin dostluguna, iki ulke halklarinin birbirlerine yakinlasmalarini pekistirmeye ve kuresellesme sartlarinda kardes ulkelerin ortak calismalar yapmasinin onemine isaret edilen bu metinde su hususlara yer verildi: “Biz iki halkin birbirlerine daha cok yakinlasmalarina, kardeslik baglarinin daha cok guclendirecek ortak faaliyetlerin baslatilmasina cagri yaparak “Orta Asya Halklarinin Kulturel Mirasi” isimli uluslar arasi bir proje hazirlanmasini, genis capli kultur gunler yapilmasini, her dilde ortak tarih, edebiyat, sanat kitaplari ve siir antolojilerinin yayinlanmasini ve onlari dunya dillerine cevrilmesinin bir programa koyulmasini, sanatsal, bilimsel ve edebi eserlerin ortak bir havuzunun olusturulmasini teklif ediyoruz.

Unlu yazar Cengiz Aytmatov da, forumda, yazarlar arasinda “yilin kalemsoru” odulu ile cesitli seviyelerde oduller tayin edilmesini, yazarlara oduller verilmesini teklif etti. Ayrica iki ulke rejisorlerinin ortak filmler cekmesinin gerekliligine de isaret etti.

Gercekten bu forum Kazak ve Kirgiz kardesliginin pekismesine hizmet edecek tarihi bir etkinlik olmustur. Gonul ister ki, Turkiye’deki aydinlarimiz da, elbette yukarida goruldugu gibi Kultur Bakanligi’nin onculugunde, Turk halklarinin kaynasmasina kendi katkilarini saglasinlar. Turk Dunyasi Kultur gunleri gibi genis capli, fazla somut neticeler almadan dagilan toplantilar yerine, daha somut ve neticeli Turk-Kazak, Turk-Ozbek, Turk-Turkmen, Turk-Kirgiz ve Turk-Azeri gibi kulturel forumlari baslatmalidir.


Doç. Dr. Abdulvahap Kara