![]() |
||
TÜRK BASININDAN SEÇMELERYazının Eklenme Tarihi 08 Eylül 2007
(Hüseyin MÜMTAZ) İki ihtimal var.. Cumhuriyet’in 90’ıncı yılını ya biz göremeyebiliriz, yahut ‘’Cumhuriyet’’ 90’ıncı yılda bizi göremez.. İnsan ve insanlık hâli… İkinci ihtimalde yapılacak bir şey yok, tabiat kanunu ama ilk ihtimal gündeme geldiğinde ‘’cumhur’’un, Cumhuriyet’in ‘’kurumları’’nın yahut bizatihi Cumhuriyet’in kendisinin Cumhuriyet’i korumak için ne yapacağını, ne yapabileceğini veya ne yapamayacağını merak ediyorum.. Hâttâ korkarım, ufak ufak seyrediyorum. Atatürk yola çıkarken genç nesle; ‘’Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz’’ demişti. İşte Atatürk’ün yola beraber çıktığı, Kurtuluş Savaşı’nda büyük hizmetleri olan ve Cumhuriyet’i beraber kurduğu kuruluşlardan biri 9 Eylül’de 85’inci yaşını kutluyor. ‘’Bağımsız’’ Türk Ortodoks Patrikhanesi. Önüne gelenin kale olduğunu ileri sürerek ufak ufak bağımsızlık türküleri söylemeye başladığı, dışarıdan ve ne yazık ki içeriden de destek bulduğu bu ortamda hemen ‘’Bağımsız’’ lâfına takılmayın. ‘’Beraber kurdukları’’ Cumhuriyet’ten bağımsız olmak filan istemiyor Türk Ortodokslar. Onların ‘’bağımsızlığı’’, ‘’âlemşümul-cihanşümul-ekümenik’’ olma iddiasındaki Rumlardan; kan ve gözyaşı dökerek elde edilmiş bir bağımsızlık. Hem kiliselerinin bağımsızlığını elde etmişler, hem de bir kurumu oldukları Cumhuriyet’in kuruluş ve bağımsızlığına kan ve gözyaşı dökerek katkıda bulunmuşlar 85 yıl önce. Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi, Papa Eftim tarafından, TBMM Hükümeti Adalet Bakanlığı’ndan alınan izinle Kayseri’de toplanan genel bir kongrenin çalışmalarının sonuçlandığı 21 Eylül 1922 tarihinde kurulmuştur. Yâni daha Cumhuriyet kurulmadan. Dikkat ediyor musunuz kuruluş 21 Eylül’dür ama kutlama bu yıl 9 Eylül’de yapılacaktır. Vatikan İslâmı yok sayarken, Fener ise devleti ve kanunlarını yok sayarken Türk Ortodoksları Ramazan’a bir saygı ifadesi olarak kutlamaları 9 Eylül’e çekmişlerdir. Son yıllarda âdet olduğu üzere bu Ramazan’da da çadırlarda çok sık göreceğimiz üç dinli-beş dinli iftar gösterilerinden çok daha samimi bir davranıştır bu. Bağımsız Türk Yargıtayı’nın Fener’deki kilise hakkında aldığı son kararla Türkiye’de artık tek Patrikhane kalmıştır, Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi. Atatürk’ün 20 Ocak 1923’de ‘’Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar yaratan, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felâkete sebep olduğunu’’ söylediği Rum Kilisesi artık zor durumdadır. Yargı kararını vermiş, ekümenik olmadığını, Sen Sinod’a usulsüz atama yaptığını, kanunsuz bir takım tasarruflarda bulunduğunu belgelemiştir. Savcı ifade vermek üzere Fener’deki papazı savcılığa çağırmıştır. Papaz gitmemenin-kaçmanın yollarını aramakta, uluslar arası destek istemektedir. Ortada, stratejik boyutta da gerçekten ilginç bir durum vardır. ABD, BOP çerçevesinde hem İslâm’ın ılımlısını istemekte, hem de dünya Ortodoksları üzerinde bir güç olması için Fener’i desteklemektedir. Fener’e ABD tarafından biçilen bu yeni rol, doğal olarak dünyanın en fazla Ortodoks nüfusunu barındıran Rusya’yı rahatsız etmektedir. Fener Amerika’da değil, İstanbul’dadır ve Yargıtay Fener’in dünya ile değil, Türkiye ile de değil fakat sayıları birkaç yüz ile ifade edilen sadece İstanbul Rumlarının dini işleriyle uğraşabileceğini karara bağlamıştır. Temyizi filan yoktur bunun, kesinleşmiş mahkeme kararıdır. Din bezirgânları, cümle diyalog ve hoşgörücüler Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesini yok sayıp, Fener’in elini eteğini öpmektedir anladık da; Türk Devleti, Atatürk’ün kurdurduğu Türk Patrikhanesini neden yok saymaktadır? Neden Türk Devleti, Ortodoksluğun Amerika ile Rusya arasında yeni bir güç unsuru olarak kullanılmaya çalışıldığı bu yeni dünya satrancında Karaköy’e bir görev vermeyi düşünmemektedir? Cumhuriyet’i kuran Cumhuriyet Kurumlarından Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin 85’inci yılı kutlu olsun. Numarasız Cumhuriyetimizle beraber nice yıllara.. 5 Eylül 2007 “57’iNCİ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FİLİSTİN’DE, SAKARYA’DA 57’inci ALAY KARABAĞ’DA, KARASU’DA, KERKÜK’TE, KIBRIS’TA 57’İNCİ ALAY HERYERDE.. HEPİMİZ 57’İNCİ ALAY’IN NEFERİYİZ.” |
||